|

|
 |
 |
|
|
atv motor, atv, quad, safari,
doğa sporları, atv kiralama, 4x4
atv, arazi aracı, jeep, suv |
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
| |
Motosiklet Terimleri
Sözlüğü |
|
|
| |
|
|
|
|
| |
ABS
(İng. Anti-lock Brake System , Alm. "Anti Blockier Sytem" -
Wabco Gmbh tarafından patentli)Kilitlenme önleyici fren
sistemi. Sistem, yol şartlarına göre kilitlenmeyi hissedip,
bilgisayarda değerlendirmekte ve durma süresince birden cok
kez freni açıp kapayarak kilitlenmeyi önlemektedir
Artçı Motosiklet
Motosikletlerle grup sürüşü sırasında en arkadan gelen
motosiklete verilen genel isim
Alternatör
(Fr.Alternateur , İng.Alternator) Motor çalışırken ürettiği
doğru akım (DC) ile elektrik sistemini besleyen güç üretim
ünitesi.
Antifriz
(İng.Anti freeze) Soğutma suyunun donmasını engellemek için
radyatöre konulan , %50'si glisol , %50'si su olan bir
sıvıdır.
Avans
Ateşleme avansı olarak da bilinir. Silindir içinde
sıkıştırılan yakıt hava karışımının tamamen yanabilmesi için
gereken süredir.
Balaklava
Genellikle kış kullanımı için, bazen sadece gözleri, bazen
de tüm yüzü açık bırakan , kafaya geçirilen bir nevi bere.
Beemer
BMW motosikletlere verilen , yerleşik argo bir tanımlama.
Beygir Gücü (BG)
(İng.Brake Horse Power) 75 Kg'lık bir ağırlığı 1 metre hızla
hareket ettirmek için gereken güç. Motorun gücünü belirtmek
için kullanılır. 1 KW = 1,36 metrik HP 'dir (Yaklaşık
olarak) Kısaltma olarak bazen CV (İt. Cavalli Vapore) , PS (Alm.Pferde
Starke) , CV (fr.Cheval Vapeur) veya CV (Sp. Caballo de
Vapor)karşılaşılabilir. SAE (Society of Automotive Engineers
- USA)'ye göre 1 HP = 1,0138 PS (DIN - Deutsches Institut
für Normung) . Not: 1 metrik HP = 1 PS
Boxer
(ing.)İlk kez Ferdinand Porsche tarafindan tasarlanan , iki
pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve birbirlerine
karşı çalıştığı motor sistemi. Piston kollarını birbirlerine
karşı çalıştığı için boksör hareketine benzetilerek bu isim
verilmiştir. BMW R serisi motosikletlerde bu tip motor
kullanılmaktadır. (Flat Twin de denir)
Buji
(Fr.Bougie , İng. Spark Plug) Ateşleme ünitesi. Porselen bir
yalıtkanın içine yerleştirilmiş bakır bir çubuk ve bunun
ucunda + ve - kutupları temsilen aralığı genellikle 1- 3 mm
olan iki metal parça arasında oluşturduğu yüksek voltajlı
kıvılcım vasıtası ile sıkıştırılmış benzin ve hava
karışımını ateşlemeye yarayan motor parçası.
Bobin
(Fr.Bobine) Akü voltajını bujide atlama yapıp kıvılcım
oluşturabilecek seviyede yükselten ( 15.000 - 25.000 Volt ,
düşük amper) araçtır.
Countersteer
(İng.) Gidonun dönülmesi gereken virajın yönünün tersine
çevrilmesi işlemine verilen ad. Solu it sola dön , sağı it
sağa dön tekniği. (Detaylı eğitimi almadan denemeyin)
Custom
(İng.) Sipariş üzerine özel üretilmiş , veya zevkinize göre
kendinizin kişiselleştirdiğiniz her tip motora verilen ad. (Custom
XT200 , custom CBR900RR gibi..)
Cruiser
(İng.) Fabrika üretimi tüm gezinti motorlarına verilen ad.
Yere yakındırlar. Sürat ve viraj almak için uygun
değildirlerdir. Seri olarak üretilmiş tüm Harley
Davidson'lar , Honda Shadow-Magna , Kawasaki Vulcan-EN
serileri vs. bu gruba girerler)
Chopper
(İng.) Tam kelime karşılığı helikopterden gelmedir.
Seslerinin benzemesinden çağrışım yapılmış olabilir.Ön çatal
açısı (rake) geniş olan cruiser tipi özel üretim motorlara
verilen isimdir. Seri olarak üretilmezler. webmaster dan
not: helikopterler havayı kestikleri için chopper diye
anılırlar. Genelde cruiser tipi motosikletlerin kesilip
biçilerek yada tamamen elde yapanın kendi tasarımı olarak
ama yine kesip biçilerek yapılmasından kaynaklanan bir
terimdir.
Conta
(İt.Giunta , İng.Gasket) Sızdırmazlığı sağlayan , genellikle
ısıya dayanıklı kauçuk , kösele veya kurşun gibi
malzemelerden yapılmış ince parçalara verilen genel ad.
(Örnek: Silindir bloğu ile silindir kapağı araındaki
sızdırmazlığı sağlayan silindir contası)
D.O.H.C.
(İng. Double Over Head Camshaft) Çok supaplı (silindir
başına 4 ve fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap
açma kapamaya yarayan çift kamın kısaltılmış hali.
Debriyaj Kuru
Otomobillerde bulunan sistem gibi , daha çok yüksek torklu
motosikletlerde motor hareketi ile dişli kutusunu ayıran
kuru(yağsız) debriyaj sistemidir.
Debriyaj Islak
Şanzıman yağının içinde bulunan birçok kavramadan
oluşur. Kavramaların arasında yağ bulunur. Daha çok yüksek
devirli spor motosikletlerde kullanılır (soğutma amaçlı)
Desmodromic
Motosiklet motorunda özel bir supap kontrol sistemi.
Geleneksel yay ile geri çekme yerine ilk kez Mercedes
tarafından kullanılmış ve şimdi Ducati motosikletlerinde
gelenekselleşmiş bir sistemdir. Daha yüksek devir ve beygir
gücüne imkan tanır
Dirt Bike
Özel bir yariş türü olan çamurlu pistlerde yarışmak
amacı ile üretilmiş motokros tipi motosikletlere verilen ad
Distribütör
(Fr. Distributeur) Motorun ateşleme sırasına göre bujilere
akım dağıtan araç.
Disk Fren
Frenlemenin fren balatası - kaliperler ve çelik disk
üçlüsü ile sağlandığı sistem.
DOT
(İng. Department of Transportation) Ulaşım departmanın
belirlediği standartları imleyen kısaltma
Dört Zamanlı
Pistonun her devrinde 4 işlem yapılır. 1.zaman:Hava veya
yakıt hava karışımını emme 2. Sıkıştırma, 3.
Ateşleme/Patlama (Kimyasal enerjinin mekanik enerjiye
dönüştüğü nokta 3.Egzozdan atma.
Dual Sport
(İng.) Hem iyi yol hem de kötü yol koşullarına cevap
verebilecek nitelikteki motosikletlere verilen ad.
Easy Rider
Meşhur motosiklet filmi.(1969, Peter Fonda, Dennis
Hopper, Jack Nicholson)
Egzoz
(İng. exhaust) Motorlu tasitlarda yanan gaz veya bunun
duzenegi (Yanlış kullanım : eksoz, egzos , egsoz , ekzost.....)
Enduro
(İng. Endurance) Kelime anlamı dayanıklılıktan gelen bu
terim hızdan çok zamana karşı belli tecrübe ve yeteneklerin
ön plana çıktığı yarışlara verilen genel addır
Enduro Motosikleti
(İng.) Motokros motosikletinden farklı olarak daha
aralıklı vites oranları ve 650cc'ye kadar da motor hacimleri
olabilir. Daha hızlı olmakla birlikte motokross
motosikletlerinden daha ağır olurlar.
Entegre Fren
Tek bir pedal veya kola fren uygulandığında işlemci veya
mekanik dağılım ile ön-arka tekerleklere giden hidrolik
basıncını ayarlayarak motosikletin en kısa/güvenli şekilde
durmasını sağlayan fren sistemi.
Flat Twin
(İng.) İki pistonun 180 derece acıyla yere paralel ve
birbirlerine karşı çalıştığı motor sistemi.(Bknz.Bokser)
Full-Face Kask
(İng.) Çenesi açılıp kapanmayan , yarım olmayan ve
kafanın tamamını koruyan kask tipine verilen ad. En iyi
korumayı sağlayan kask tipidir. Kullanımı nispeten biraz
daha zordur.
Gidon
(fr.guidon) Motosikleti yönlendirmeye yarayan
tutamaç.Yönelteç (Yanlış kullanım : didon)
Gidon Amortisörü
Ani bir çukura girildiğinde ön tekerleğin motosikletin
yol çizgisinden ani sapmasını engellemek için insan gücünün
karşılayamayacağı büyüklükteki yükü absorbe etmek için
kullanılan düzenek. Genellikle yarış motosikletlerinde
kullanılırlar.
GPS
(İng. Global Positioning System) Küresel konumlama sistemi.
Dünya yörüngesindeki yaklaşık 24 uydudan gelen sinyalleri
analiz ederek noktasal hassasiyette konumunuzu belirlemeye
yarayan sistem. Uygun donanımlı ve yazılımlı bir GPS aleti
ile yol tarifi alabilir , gittiğiniz yerleri hafızaya
kaydedebilirsiniz.
Hava Filtresi
Motorun emme manifolduna giden havayı temizlemeye
yarayan süzgeç/filtre.
Heel - Toe Shifter
(İng.) Motosikletteki klasik vites değiştirme sistemine
eklanan bir parça ile ayağınızı koyduğunuz bir plaka
vasitası ile topuk kısmına bastırdığınızda vitesi büyüten ,
burun kısmına bastırdığınızda ise vitesi küçülten bir
sistemdir. Genellikle
Cruiser tipi motorlarda görülür
Highsiding
(İng.) Sürücünün motosikletin gidonunun üzerinden uçtuğu
durumlar için kullanılan terim. Genellikle arka frenle
yapılan ağır frenlemelerde motosikletin arkası yalpalarken
sürücünün freni bırakması sonucu boşalan yükün tepkisi
sonucu sürücüyü üzerinden fırlatması durumu.
HOG
(İng. Harley Owners Group) Harley sahipleri grubu. Dünyaya
yayılmış yaklaşık bir milyon üyesi olan , 1983'de kurulmuş
bir kulüptür
Iron Butt
(İng.) Tam türkçeye çevirmek yerine neyi ifade ettiğini
söylemek daha iyi olacaktır. 1 günde 1000 mil (1609 km) yol
yapan motosikletçilerin kazandığı gayri resmi bir ünvandır.
Iron Butt Rally ise 11 günde 11.000 mildir.
İki Zamanlı
Pistonun her bir devrinde iki işlem yapmaktadır. Piston
yukarı hareketinde sıkıştırma ve patlama, aşağı hareketinde
ise yakıt hava karışımın emme ve egzozu dışarı atma.
Jikle
(fr.gic lée) Emme manifolduna giden havayı kısarak karışımın
zengin (yakıt ağırlıklı) olmasını sağlayan düzenek. Bazı
motosikletlerde elle , bazılarında otomatiktir. Özellikle
soğuk havalarda ilk çalıştırmada kullanılır.
(Zenginleştirici - enrichener olarak da kullanılır) (Yanlış
kullanım : cikle)
Jump Start
(İng.) Şarjı bitmiş bir akünün çalışır durumdaki bir
aracın iyi durumdaki bir aküsünden paralel kablolarla
şarj/diğer aracı çalıştırma yöntemidir.
Kampana fren
Frenlemenin fren balatası - yay - güç kolu ve çelik tas
ile sağlandığı sistem. Genelde eski motorlarda ve günümüzde
de bazı motosikletlerin arka tekerleklerinde kullanılır.
Kaliper
Disk frenlerin, balataları da içeren ve disklerin hidrolik
oalrak sıkılmasına yarayan kısmı.
Karbüratör
(fr.Carburateur) Patlamalı motorlarda yakıt ile havayı
karıştıran düzenek
Karenaj
Motosikletin sasisini orten bir nevi karoser (Yanlış
kullanım : Grenaj)
Karter
Motorun alt kısmını muhafaza eden parça.
Kask
(fr.casque) Kullanıcının başını ciddi yaralanmalardan
korumak için giydiği koruyucu başlık
Katalitik Konvertör
Egzoz gazında bulunan zararlı CO veya HC bileşiklerini
yakarak daha az zararlı gazlara çeviren , 1974 yılında
buluşu yapılmış , gaz emisyonunu düşüren bir parçadır.
Kickstarter
(İng.) Günümüzde yaygın olarak kullanılmamakla birlikte
Motocross , Scooter , Commuter tipi motorlarin bazilarinda
elektrikli marşla birlikte veya tek başına sunulan , bir
pedala aşağı doğru bir kuvvet uygulanarak motorun başlangıç
hareketinin sağlanması sonucu motorun çalışmasına yardımcı
olan düzenek.
Kill Switch
(İng.) Motorun ateşleme düzeneğine giden elektriği
kesmeye yarayan düğme. Özellikle kaza anında ilk yapılması
gerekenlerden biri motora giden ateşlemeyi keserek olası bir
yangını engellemektir.
Konjektör
Voltaj Ayarlayacı. Alternatörün ürettiği yüksek voltajlı
elektriği tüm elektrik sistemini besleyebilecek seviyede
sabit tutmaya yarayan regülatör.
Lambda Sensörü
Katalitik Konvertör'ün önüne yerleştirilen , egzoz
gazındaki O2 miktarını ölçen aygıttır. Sensör karışımdaki O2
miktarını mV olarak hesaplayıp değeri kumanda merkezine
(beyin) ileterek en uygun karışımın hazırlanmasını sağlar.
LED
(İng. Light Emitting Diode) Işık saçan diyot. Klasik
ampüllere göre elektrik akımına daha hızlı tepki
verdiklerinden dolayı ikaz ışıklarında (sinyal , stop
lambası gibi) kullanılmaya başlanmıştır.
Lowsiding
(İng.) Motosikletin ve sürücünün yere düştüğü durum. Bazen
motosiklet sürücüleri bilinçli olarak motosikletlerini
bırakarak/kaydırarak düşerler , ancak bu durum bazen daha
fazla hasar ve yaralanmalara yol açabilir.
Moped
(fr.)Pedaldan yardım alarak çalışan max.50 cc'lik motorlu
bisiklet.
Motokros (MX)
(ing. Motocross) Genellikle insan yapımı tepeler ve
dönüşlerle dolu , toprak-çamur karışımı pistlerin olduğu ve
"Moto" adı verilen (Bizde bilinen adı ile Motokros motoru ,
dağ motosikleti) motorlarla yapılan yarışma
Motokros motosikleti
Yerden yüksek , yüksek ve yakın vites oranlı (Yüksek
hızlanma , düşük üst hız) , fazla ön amortisör yolu olan ,
özel dişli lastikli , büyük cantli motosikletler. Dağ
motosikleti olarak da bilinirler. Genellikle 250 cc'ye kadar
olurlar.
Motor Koruma Demiri
Motosiklet motorunu dış darbelerden korumak için şasiden
destek almış çelik bir korumadır.
Motosiklet
(fr.motocyclette) Motor silindirinin hacmi 125 cm³ den buyuk
olan, iki tekerlekli motorlu tasit (yanlış kullanım :
MotoRsiklet)
"N" ışığı
(ing.Neutral) Boş lambası olarak bilinir. Vitesin 1 ila
2 arasında konumlandırılmış olan boş konumunu gösteren
ışıktır. %99 yeşil renklidir ve bazı motosikletlerde bu
uyarı görünmeden motosiklet çalışmaz.
Naked Bike
(İng.) Karenajı (rüzgar koruması) olmayan/çok az olan ,
şasesi açıkca görülebilen spor - spor/turlama motorlarına
verilen genel ad. Çıplak motor.
Jant
Lastiklerin takildigi tekerlegin cember bicimindeki
bolumu,ispit (fr.jante) (Yanlış kullanım : Cant)
Orta Sehpa
Motosikleitn alt kısmına monte eidlmiş, yaylı
mekanizması olan, kullanıldığıdında motosikletin arka
lastiğini yerden havada tutan veya motosikleti dengede tutan
aparat.
Odometre
(fr.odomètre) Motosikletin o ana kadar kattetiği mesafeyi
mil ya da kilometre cinsinden gösteren ekrana verilen ad.
Off-Road
(İng.)Asfaltlanmış , beton atılmış , düzlenmiş , kısaca
işlem görmüş yollar dışındaki yollar. Köy yolları veya
stabilize yollar off-road değillerdir.
Paralever
(Alm.) İlk kez BMW R100GS de kullanılna radikal bir arka
süspansiyon sistemidir. Paralelogram prensibi ile çalışan ve
bir tork kolu yardımı ile şaftın iki açıda hareketine olanak
tanıyan sistem.
Peg
Motosikleti kullanirken ayaklarin konulduğu yer , ayaklik
(Yanlış kullanım : ped)
Pilyon
(ing.pillion) Motosikletde sürücünün arkasında yolculuk
yapan kişi, yolcu.
Pilot
Motosiklet sürücüsü , sürücü
Radyatör
(Fr.Radiateur) Soğutma sistemi yağ veya su ile olan
araçlarda ısınmış sıvıyı peteklerinden geçirirken fan veya
aracın hızının oluşturduğu akımdan faydalanarak soğutmaya
yarayan araçtır.
Reflektör
(İng.Reflector) Yansıtaç. Kendisine gelen ışığı değişik
açılarda yansıtmaya yarayan araç.
Rider
(ing) Pilot , motosiklet sürücüsü , sürücü
Ride to Work Day
(İng.) 1989 yılında işten eve evden işe t-shirtleri ile ağza
dolanan bu etkinlik 1992 'den beri düzenli olarak her yıl
motosiklet sürücülerinin motosikletleri ile işe gitmesi ile
anılır.
Rölanti
(Fr.Ralenti) Gaz kelebeği serbest durumdayken, motorun
yüksüz ve boşta çalışma devridir.
RPM
(İng. Revolution Per Minute) Motorun bir dakikada yaptığı
tur sayısı. Devir/dakika
S.O.H.C.
(İng. Single Over Head Camshaft) Supaplı (silindir başına 2
veya fazlası) motorlarda motor üstünde bulunan supap açma
kapamaya yarayan üstten tek kamın kısaltılmış hali.
Sele
(fr. selle) Motosikletin veya bisikletin oturulacak yeri
Sentetik Motor Yağı
Petrol bazlı mineral yağların aksine kimyasal reaksiyonlarla
ortaya çıkarılmış ileri teknoloji ürünü performanslı motor
yağlarına verilen genel ad.
Sıkıştırma Oranı
Piston alt ölü noktada iken hesaplanan silindir içi hacmin ,
piston üst ölü noktaya geldiğinde hesaplanan hacime
oranıdır.Dizel motorlarda sıkıştırma oranı benzinlilere göre
daha yüksektir.
Sissy Bar
(İng.) Genellikle cruiser tipi motorlarda pilyon (yolcu) nun
yaslanabileceği arkalık.
Scooter
(İng.)Ortada ayak koyma yeri olan -veya ortada deposu
olmayip , sadece şase geçişi olan - küçük motosiklet.(Piaggio
Vespa türün ilk örneklerindendir.)
Sportbike
(İng.)Pistlerde yarışmak amacı ile üretilmiş hız
motosikletlerinin genel adı ( Honda CBR 1000RR , Kawasaki
ZX10R , Yamaha R1..)
Sport-Tourer
(İng.) Spor bir motosiklet gibi sportif motora sahip olan ,
ancak turlama motorlarındaki gibi konfor içeren motosiklet (
Honda PAN European ST1300, Yamaha FJR 1300 , BMW K1200GT...)
Stoppie
(İng.)Ön frenlerin ayarlı bir şekilde sıkılması ile ön teker
dengeli bir biçimde duruken arka tekerleğin havalanmasına
verilen ad(Dikkat , sadece profesyoneller yapabilir ve
tehlikelidir)
Supap
(fr.soupape) Valf olarak da bilinir. 4 zamanlı motorlarda
silindirlerin üzerinde , iki zamanlılarda yanlarında buluna
giriş ve çıkış kanallarının kapakları. 4 zamanlı motorlarda
biri emme , biri ekzoz olmak üzere en az 2 adet
bulunmaktadır.(Yanlış kullanım : Sibop , sübap vs..)
Supercross
(İng.) Motocross yarışmalarının kapalı alanlarda ve görece
daha kısa parkurlarda yapılan hali.
Swing Arm
(İng.) Salıncak. Motosikletin şasesi ile arka tekerleğin
bribirinden bağımsız hareket etmesine olanak tanıyan parça.
Şaft tahrik
Motor gücünün arka tekerleğe bir şaft vasıtası ile
aktarılması
Şanzıman
(fr. changement) Motorlu tasitlarda hiz degistirmek icin,
motorun yükünü azaltarak arabanin hareket etmesini saglayan
disliler toplulugu, vites kutusu.(fr. changement)
Tank Bag
(İng.) Mıknatıs ve/veya kayışlar aracılığı ile depo üstüne
yerleştirilebilen fermuarlı çanta
Tank Slapper
(İng.) Gidonun ani ve yoğun dengesiz salınım hareketi.
Genellikle tümsekli bir viraj çıkışındaki güçlü hızlanmalar
sırasında görülür. Gidon amortisörleri ile bu hareket kontol
altına alınabilir.
Target Fixation
(İng.) Hedefe sabitlenme. Motosiklet sürücüsünün yol veya
yol dışında bir noktaya (nesneye) odaklanması ve bu noktaya
(nesneye) doğru sürüş yönünün kilitlenmesi sonucu sürüş
çizgisinin bozulması. "Nereye bakarsan oraya gidersin!"
T-Bone
(İng.) Motosikletin -genellikle- bir otomobile yandan vurmuş
haline verilen ad.
Takometre
(İng. Tachometer) Motorun dakikadaki devrini gösteren
ekran/gösterge.
Telelever
(Alm.) BMW tarafından kullanılan ön amortisör sistemi.
Öndeki iki çatalın içi yağ ile doluyken iki dirsek noktası
ile salıncak görevi gören bir mekanizma vardır. Bunun
sayesinde motosiklet ağır frenlemelerde ve çukurlarda ön
tarafa dalma yapmaz.
Tork
(fr.Torques) Bir nesnenin ekseninden belirli mesafede
uygulanan döndürme kuvvetine verilen addır. Örneğin bir
somunu anahtarla açmaya çalışan bir operatör eğer 20 kgf'lık
bir kuvvet uygulyor ise ve anahtar yük boyu 0,3 metre ise
6kgf-metre tork uygulandı denilir.
Trike
(İng.) Arkası iki tekerlekli olan üç tekerli motosikletlere
verilen genel ad. Motosiklet şasesi üzerine kurulur ve arka
tekerlek sökülerek yerine otomobil dingili ve özel bir
şanzıman konulur.
Touring Bike
(İng.) Turlama motosikleti. Her ne kadar her motosiklet
turlama için kullanılabilse de , genel anlam olarak az bakım
gerektiren , çantalı , büyük yakıt tankı ve rüzgar koruması
olan motosikletlere verilen genel ad.
Tubeless
(İng.) Şambrelsiz (iç lastik) lastik anlamında
kullanılır.(Yanlış kullanım : Dubleks)
Twin-Port
(İng.) İki egzoz çıkışının olduğu silindir kafasına verilen
ad.
Valf
(İng.Valve) Bakınız Supap.
V-Twin
(İng.) Konumlanması V şeklinde ve belli bir açıda olan (45 ,
55 , 60 vs..) motorlara verilen ad.
Viskozite
(Fr. Viscosité) Akıcılık derecesi.Belli yoğunluk ve
hacimdeki sıvının belli bir çaptan akma zamanı ile ölçülür.
Numaralar düştükçe akıcılık artar (Su düşük , bal yüksek
viskosdur)
Vuruntu
Detenasyon da denir. Yakıt hava karışımının bujinin
ateşlemsinden önce kendi kendine tutşmasından doğan düzensiz
ateşlenmedir. Bunun sonucunda motorun verimi düşer ve
vuruntu denilen sesler duyulur.
Yağ Filtresi
Motorun yağını filtreden geçiren düzenek. Her motosiklet
sürücüsü manuelde belirtilen periyodlarda yağ değişimi ile
bu filtreyi değiştirmelidir. Aksi halde filtrede biriken
metal parçacıklar motora hasar verebilir.
Yan Ayak
Motosiklet park pozisyonundayken soluna belli açıda
yatmasını sağlayan yardımcı çubuk. Günümüzde birçok
motosiklet yan ayak açıkken ya çalışmaz ya da vitese
atıldığı anda durur.
Wheelie
(İng.) Gazın (debriyaj yardımı ile de olabilir) belirli bir
güçte kullanılması ile ön tekerleğin yerden kesilmesine
verilen ad.
Yan Çanta
(İng.Saddlebags) Motorun arkasında her iki yana sarkan ve
tutturulan sert malzeme(Plastik , aliminyum , fiber vs) veya
deriden yapılmış çantalar
Yolcu
Motosikletde sürücünün arkasında yolculuk yapan kişi. Bknz.
Pilyon
Zenginleştirici
(İng. Enrichener) Bknz. Jikle
Zincir Tahrik
Motor gücünün arka tekerleğe bir zincirle aktarılması |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|